Anasayfa / Genel / Breaking The Waves Dalgaları Aşmak

Breaking The Waves Dalgaları Aşmak

Photobucket

 

Tür : Dram Romantik
Yönetmen : Lars von Trier
Senaryo : Lars von Trier , Peter Asmussen 
Görüntü Yönetmeni : Robby Müller 
Yapım : 1996, Danimarka / İsveç / Fransa /Hollanda / Norveç , 159 dk.

Orijinal adı Breaking The Waves filmi Türkiye’ de Dalgaları Aşmak adıyla biliniyor. Filmin yönetmeni Dogme95 akımının öncülerinden ve bana göre Kuzey Avrupa sinemasının önemli isimlerinden Lars von Trier. Kuzey Avrupa sinemasıyla ilk olarak Ingmar Bergman filmleriyle tanışmıştım. Kuzey Avrupa sinemasının az sayıda eser ortaya çıkarsa da nitelik olarak çok büyük filmlere imza attığını düşünüyorum.

Filmimize geri dönersek; filmimiz 1970’ lerin İskoçya’ sında küçük ve oldukça tutucu bir kasabada yaşamını sürdüren Bess’ in, bir gün Danimarkalı bir petrol işçisi olan Jan’ a büyük bir aşkla bağlanarak Jan’ la evlenmesiyle başlıyor. Evliliğin ilk günleri çok güzel geçse de Jan’ ın işine devam etmek için petrol platformuna dönme zorunluluğu Bess’ i oldukça sarsıyor. Bess,  Jan’ ın eve daimi olarak dönmesi için tanrıya ısrarlı bir şekilde dua etmeye başlıyor. Sonuç olarak Bess’ in duaları kabul oluyor, Jan daimi olarak dönüyor, fakat felçli olarak. Jan geçirdiği bir iş kazası sonucu yatağa bağımlı hale geliyor. İşte asıl hikaye de bu noktadan sonra başlıyor. Felç nedeniyle Bess’ le arasında cinsel anlamda bağı kalmayan Jan, Bess’ ten başkalarıyla birlikte olmasını ve başından geçenleri gelip kendisine anlatmasını istiyor. Jan’ a büyük bir aşkla bağlı olan Bess bunu başta reddetse de, Jan’ ın iyileşme sürecini, kendisinin daha iyi hissetmesini bu isteğine bağlaması, Bess’ in Jan’ ın iyileşmesi için bunu yapmasının gerekliliğine inanmasını sağlıyor. Bess inancı gereği cehenneme gitme ve tüm kasaba halkı tarafından kötü kadın olarak dışlanması pahasına sırf Jan’ ın iyileşmesi için Jan’ ın isteklerini yerine getiriyor. Tabii Bess’ in hiç tanımadığı insanlarla ilişkiye girerken Jan’ a duyduğu büyük aşktan ötürü çektiği acıyı da bu tabloya eklemek gerekir.

Filmin senaryosunu çok çarpıcı ve akıcı bulduğumu söylemeliyim. Filmin beyazperde sitesindeki tanıtımında Bess’ in tanrı, aşk ve cinsellik arasında gel gitler yaşadığından bahsedilmiş. Ben bu yoruma katılmıyorum. Filmde Bess tanrı, aşk ve inanç arasında bir karakter bence. Ama Bess için bu üçlüden hangisinin ağır bastığını sorarsanız cevabım aşk olur. Dalgaları aşmak tamamen aşk ve inanç üzerine bir film. Film boyunca Bess’ in aşkı için yaptığı fedakarlıklara tanık oluyoruz. Fakat filmi klasik aşk, fedakarlık temalı filmlerden ayıran yanı inanç kavramının işlenişi bence. Burada inançtan kastımız tanrıya inanç ve aşka inanç. Tanrıya inanç kısmında ana karakterimiz Bess’ in tanrıyla kurduğu diyaloglar ve filmin sonlarına doğru kilisede insanların tanrının yazılı emirlerini sevmelerini sıkı sıkıya öğütleyen bir ayini bölerek; “Bir kelimeyi nasıl olurda sevebilirsiniz? Kelimeleri sevemezsiniz. Bir kelimeye aşık olamazsınız. Başka bir insanı sevebilirsiniz. Kusursuzluk budur.” sözleriyle başkaldırışı hala kulaklarımda. Aşka inanç kısmına gelince, Bess’ in yaptığı her fedakarlık sonrası Jan’ ın durumunun daha da iyiye gideceğine inanması (gerçekten de film boyunca böyle olması), bu inancına karşı çıkan kimseyi gücü tükeninceye kadar dinlememesi filmde işlenen diğer inanç kavramı. Filmin sonlarına doğruysa Bess’ in çevresinin baskısı sonucu bu inancını yitirdiği anda yaşamını da yitirmesi bana şapka çıkarttırdı doğrusu.

Teknik anlamda filme bakarsak Lars von Trier’ in öncüleri arasında bulunduğu Dogme95 akımının izlerine bu filmde rastlamak mümkün. Filmde el kameraları kullanılmış, yapay ışık ve efektler kullanılmamış. Film için bu akımın önemli filmlerinden diyemeyiz fakat Dogme95 akımının izlerini de görmezden gelemeyiz bence.

Sonuç olarak, Breaking The Waves yani Dalgaları Aşmak mutlaka seyredilmesi gereken filmler arasında bence. Film baştan sona sizi o kasvetli, hüzünlü atmosferinin içine hapsediyor ve özellikle inanç kavramını sorgulamanıza yol açıyor. Tabii inanç kavramını sorgularken bir yandan da Bess’ in aşk ve inanç yolunda çektiği acıya tanıklık ederken yanınızda mendil bulundursanız iyi olur. 

Ümit ÇALIK

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !
Bu içeriği duvarında Paylaş
  • Bu içeriği arkadaşlarınla paylaş!
  • Yeni içerikler bul!